Gömülü Bankacılık Ne Demek? Edebiyatın Gözünden Görünmeyenin Hikâyesi Bir edebiyatçının gözünde, her kavram bir hikâyeye dönüşür. Kelimeler yalnızca tanımlar değil, aynı zamanda dünyayı yeniden kurmanın araçlarıdır. “Gömülü bankacılık” da teknik bir terimden öte, çağımızın görünmeyen anlatılarından biridir. Eskinin romanlarında para, ticaret ve güç ilişkileri açıkça tartışılırdı; bugünün hikâyesinde ise finans, görünmez bir kahraman gibi arka planda, sessiz ama her şeyi belirleyen bir figürdür. Edebiyat bize, bu görünmezliği anlamanın yollarını sunar. Görünmeyenin Gücü: Gömülmek, Gizlenmek, Dönüşmek “Gömülü” sözcüğü, edebi çağrışım bakımından derindir. Gömülmek, bir şeyi saklamak, içeriye yerleştirmek, derinlik kazandırmak demektir. Gömülü bankacılık ise, finansal sistemlerin hayatın dokusuna görünmez biçimde yerleşmesidir.…
2 YorumKategori: Makaleler
Göksun’un Neyi Meşhur? Bir Filozofun Varlık, Bilgi ve Değer Üzerine Düşünceleri Bir filozofun gözünden bakıldığında, bir yerin “meşhurluğu” yalnızca nesnel bir özellik değil, insanın anlam yükleme biçiminin bir sonucudur. Göksun, Kahramanmaraş’ın serin dağlarıyla çevrili, bereketli topraklarında yer alan bir ilçedir; ama onu meşhur kılan yalnızca coğrafi güzelliği değil, insanın bu güzelliğe atfettiği anlamdır. Felsefe bize öğretir ki, meşhurluk bir varlık meselesi değil, bir bilinç yansımasıdır. Bu yazıda, “Göksun’un neyi meşhur?” sorusunu üç temel felsefi perspektiften – etik, epistemoloji ve ontoloji – ele alacağız. Etik Açıdan Meşhurluk: Değerin Kaynağı Nerede? Etik, bir şeyin “iyi” ya da “değerli” olup olmadığını sorgular. Göksun’un…
2 YorumHande Erçel Kaç Kilo? — Nesnel Veriler, Duygusal Algılar ve Tartışmalı Perspektifler “Bir rakam ne kadar anlamsızlaşabilir? Çünkü biz onu görmedikçe değil, algılayış biçimimizle yargılarız.” Merhaba sevgili okur — bugün çok basit görünen ama sonrasında uzun tartışmalara açılan bir soruyu ele alacağım: Hande Erçel kaç kilo? Ama bunu sıradan bir magazin haberi gibi değil; farklı bakış açılarını masaya yatıran, verisel yanlarıyla ve duygusal algı ile harmanlayan bir yazıyla ele alacağım. Amacım sadece “kaç” demek değil, bu “kaç” aslında bize ne söylüyor, neyi gizliyor, neyi açığa çıkarıyor, birlikte düşünmek. Temel bilgi: Çeşitli kaynaklarda Hande Erçel’in kilosu yaklaşık 55 kg olarak geçiyor.…
2 YorumAraç Hararet Neden Yapar? Gerçek Hikâyeler, Bilimsel Veriler ve Pratik Dersler Geçen yaz, otobanda ilerlerken bir aracın kenarda dumanlar içinde kaldığını gördüm. Sürücü, kaputu aralamış, çaresizce içeriye bakıyordu. O an aklımdan şu geçti: “Kaçımız aracımızın neden hararet yaptığını gerçekten biliyoruz?” Hararet, çoğu sürücü için “başımıza gelirse öğreniriz” kategorisinde bir konu. Ama aslında araç bakımı ve güvenli sürüşün en kritik göstergelerinden biridir. Gelin, bu konuyu hem verilerle hem de insan hikâyeleriyle ele alalım. Hararet Nedir? Basitçe Anlatmak Gerekirse… Bir motor çalışırken yakıtın yanmasıyla büyük miktarda ısı açığa çıkar. Bu ısının bir kısmı güce, geri kalanı ise soğutma sistemi tarafından dışarı atılmak…
2 YorumGirintili Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Davranışlarımızın Derinliklerine Yolculuk: Girintili Ne Demek? İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, kelimelerin ve kavramların zihinsel süreçlerde nasıl bir rol oynadığını keşfetmek, bazen bir keşif yolculuğu gibi olur. Bazen çok basit gibi görünen bir terim, aslında düşüncelerimizi, duygularımızı ve sosyal etkileşimlerimizi ne kadar etkileyebileceğine dair güçlü ipuçları sunar. Örneğin, bir kelime olan “girintili”… Peki, bu kelime yalnızca dilsel bir özellikten ibaret midir, yoksa düşünce ve davranışlarımızla ilgili daha derin psikolojik anlamlar mı taşır? Gelin, “girintili” kelimesinin psikolojik anlamını, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından inceleyelim. Belki de kendi içsel deneyimlerimize dair farklı…
2 YorumGeyik Kaç Metre Zıplar? Edebiyatın Dönüştürücü Etkisiyle Bir Bakış Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, insan ruhunun derinliklerinden yükselen bir nehir gibidir. Her kelime, her cümle, bir düşüncenin, bir duygunun yankısıdır. Yazarlar, anlatıların gücüyle zaman ve mekanın ötesine geçer, okuyucularını başka dünyalara götürür. Bir kelime, bazen bir çağrışım yaratırken, bazen de insanın algısını dönüştürür. Öyleyse, kelimelerin gücünü hissettiğimizde, sıradan bir konuyu bile bambaşka bir biçimde anlamlandırabiliriz. Edebiyatçı gözüyle baktığımızda, bir geyik “kaç metre zıplar?” sorusu, yalnızca fiziksel bir merak konusu olmanın ötesinde, derin bir anlam arayışına dönüşebilir. Bir zıplama, sadece bir fiziksel eylem değil, insanın içsel dünyasındaki engelleri aşma…
2 YorumHava Sahaları Kaça Ayrılır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Uçak yolculukları, güvenlik ve düzen açısından belirlenmiş hava sahaları içinde gerçekleşir. Ancak hava sahalarının sadece teknik detaylarına değil, onları nasıl yorumladığımıza da bakmamız gerekmez mi? Çünkü toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikler hayatımızın her alanında olduğu gibi gökyüzünde de düşünmemiz gereken bir perspektif sunar. Bu yazıda, hem havacılık bilgisine hem de toplumsal duyarlılığa kulak verelim. Hava Sahalarının Teknik Ayrımı Öncelikle sorunun cevabını netleştirelim: Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) hava sahalarını sınıflandırır. Genel olarak A’dan G’ye kadar yedi temel hava sahası vardır. Her bir sınıf, hava…
2 YorumHamd ve Senalar Olsun Ne Demek? Kalpten Dökülen Bir Hikâyenin İçinde Bazı sözler vardır; yalnızca dudaklardan değil, kalbin en derin yerinden dökülür. “Hamd ve senalar olsun” işte onlardan biridir. Bu yazıyı bir açıklama yapmak için değil, bir hikâye anlatmak için yazıyorum. Çünkü bu söz, sadece bir cümle değil; yaşanmışlığın, teslimiyetin, şükrün ve insanın içsel yolculuğunun en saf ifadesidir. Bir Akşam, Sessiz Bir Dua Murat, uzun süredir hayatın karmaşasında yönünü kaybetmiş hissediyordu. İşteki başarısızlık, yorgunluk, içsel sessizlik… Her şeyi hesaplayan, her soruna çözüm arayan biri olarak duygulara yer bırakmamıştı. Oysa bu defa hesaplar yetmiyordu. Bir akşam, annesinin evinde eski bir duvar…
2 YorumDünyanın En Zehirli Kurbağası Nerede Yaşar? Psikolojik Bir Keşif Yolculuğu Bir psikolog olarak, insan davranışlarının karmaşık doğasına her zaman merakla yaklaşırım. Bazen bir duygu, bazen bir tepki, bazen de bir varlık — tıpkı dünyanın en zehirli kurbağası gibi — bize insanın iç dünyası hakkında derin ipuçları verir. Peki bu ölümcül güzelliğin hikâyesi, insan zihninin karanlık yönleriyle nasıl örtüşür? Bu yazıda hem doğanın hem de psikolojinin ortak alanında bir yolculuğa çıkacağız. Altın Zehirli Ok Kurbağası: Tehlikenin Parlak Rengi Dünyanın en zehirli kurbağası, Kolombiya’nın yağmur ormanlarında yaşayan Altın Zehirli Ok Kurbağası (Phyllobates terribilis)’tir. Parlak sarı rengiyle hemen dikkat çeker; bu renk, doğada…
2 YorumBursa’nın Göğe Uzanan Yüzü: En Yüksek Bina Hangisi? Bursa kent manzarası, tarihsel katmanlarla modern yapıların iç içe geçtiği bir dokudur. Osmanlı döneminden kalan hanlar, camiler ve geleneksel evlerle başlayan kent dokusu, 20. yüzyıl ile birlikte apartman ve iş merkezleriyle tanıştı. Bu dönüşümün en görünür göstergesi, “yükseklik yarışı”dır: kentler göğe doğru uzanırken, en yüksek bina kim olacak sorusu da bir prestij meselesi haline geldi. Bursa özelinde bu yarışın galibi uzun süre Central Balat projesi oldu. Aşağıda, Bursa’nın en yüksek binası kimdir sorusunun yanıtını, tarihsel arka planı ve güncel tartışmalarıyla birlikte özgün bir metin halinde bulacaksınız. Tarihsel Süreç: Bursa’da Yükseklik Arzusu Bursa,…
2 Yorum